top of page

Jutta Heim

Jutta Heim – Immanuel Mifsud

Immanuel Mifsud'un yeni romanı

Çeviren: Erkal Ünal · 192 sayfa

​

Bir gece. Otuz yıl. Tek bir cevap bile yok.

​

Bir gece, bir çekyat, karanlıkta sönen bir sigara ve kahvede eriyen bir akide şekeri. Maltalı oyuncu Erik Xerri, 1980’de Doğu Berlin’den ülkesine yalnız bunlarla dönmez. Yanında Jutta Heim’ın adını ve ekimde geri geleceğine dair tutulmamış bir sözü de getirir. Ardından yıllarca mektuplar yazar. Jutta’dan tek satır gelmez.

​

Hayatı boyunca ilgiye, alkışa ve kolayca açılan kapılara alışmış bir adam için bu sessizlik, kısa bir karşılaşmanın çok ötesine geçer. Erik’in evliliğine, babalığına, ilişkilerine ve sahnedeki hayatına karışır. Malta’nın çehresi değişir, Berlin Duvarı yıkılır, gençlik yerini ağırlaşan bir bedene bırakır. Jutta da Erik’in hafızasında aynı kalmaz; her hatırlayışta yeniden biçimlenir. Onun suskunluğu Erik’in arzusunu büyütürken, Jutta’nın kendi sesi Erik’in anlattıklarının arasından ancak belli belirsiz duyulur.

​

Arzuladığımız insanı mı severiz, yoksa bize cevap vermeyen insanın etrafında kurduğumuz hikayeyi mi? Jutta Heim bir aşk romanı değil, cevapsız bırakılmanın romanı.

​

Yazar hakkında

Immanuel Mifsud, 2011’de Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü’ne değer görülen Maltalı bir yazar. Aile tarihinin, arzunun ve siyasi tarihin insanın özel hayatında bıraktığı tortuları yazıyor. Jutta Heim’da mektuplar, sahne parçaları ve kesintili anılarla zamanı kıran, yoğun ama ölçülü bir anlatı kuruyor: ulaşılmayan bir kadından çok, hafızanın yarattığı suretin peşinde geçirilen bir ömrün romanı.

​

İnsan gerçekten kimi arar: Kaybettiği kişiyi mi, yoksa geçmişteki kendini mi?

bottom of page