Ayın Odağı: Çocuklarla Lacancı Psikoterapi

Kasım 2026 · Ayın Odağı
Çocuğu bir “vaka” olarak değil, kendi sözüyle konuşan bir özne olarak dinlemek.
Lacan çocuk analizi üzerine ayrı bir kitap yazmadı. Ama onun etrafında, onun seminerlerinde ve onun kurduğu okullarda çalışan bir grup kadın analist, çocuk kliniğini Fransız psikanalizinin en canlı alanlarından birine dönüştürdü. Hastane koğuşlarında, yetimhanelerde, deneysel okullarda ve yenidoğan servislerinde çocukların sözünü ciddiye aldılar. Ortak tezleri sade ama sarsıcıydı: Çocuk, daha konuşmayı bilmeden önce bile dilin içindedir. Onun semptomu, ailenin ve çevrenin söyleyemediği bir şeye verilmiş bir cevaptır. Bu ay, bu geleneği biçimlendiren beş kadın analisti tanıtıyoruz.
Jenny Aubry (1903–1987): Ayrılmış çocukların hekimi
Jenny Aubry, 1939'da Fransa'da “hastane hekimi” unvanını alan ikinci kadın oldu. Çocuk nöropsikiyatrisi alanında yetişti; psikanalizle 1948'de Anna Freud aracılığıyla tanıştı, ardından Lacan'la çalıştı ve Fransız psikanalizinin bütün bölünmelerinde onun yanında kaldı.
Asıl katkısı, kurumlara yerleştirilmiş, ailesinden ayrılmış küçük çocuklarla yaptığı çalışmalardır. Bakım eksikliğinin bu çocuklarda yarattığı ağır tabloları, yalnızca tıbbi ya da “gelişimsel” bir sorun olarak değil, öznenin Öteki'yle kurduğu bağın kopuşu olarak okudu. Yönettiği servislerde genç analistlerin bebeklerle ve küçük çocuklarla doğrudan çalışmasının önünü açtı. Rosine Lefort'un ünlü vakaları da bu ortamda doğdu. Lacan'ın 1969'da yazdığı kısa ama çok etkili “Çocuk Üzerine Not”, Jenny Aubry'ye yazılmıştır. Çalışmaları Enfance abandonnée (Terk Edilmiş Çocukluk) ve kızı Élisabeth Roudinesco'nun derlediği Psychanalyse des enfants séparés (Ayrılmış Çocukların Psikanalizi) adlı kitaplarda toplandı.
Rosine Lefort (1920–2007): “Kurt! Kurt!”
Rosine Lefort, 1950'lerin başında Jenny Aubry'nin yönettiği kurumda, ağır yoksunluk içindeki çok küçük çocuklarla çalıştı. Bu çalışmaların en ünlüsü, “Kurt!” sözcüğünden başka söz edemeyen küçük Robert'in vakasıdır. Lefort bu vakayı 1954'te Lacan'ın seminerinde sundu. Vaka, Lacan'ın Seminer I'inde, dilin ve imgesel olanın öznenin kuruluşundaki yerini tartıştığı bölümlerde önemli bir yer tutar.
Lefort, eşi Robert Lefort'la birlikte bu klinik deneyimi yıllar içinde kuramsal bir çalışmaya dönüştürdü. Naissance de l'Autre (Öteki'nin Doğuşu), Les structures de la psychose (Psikozun Yapıları) ve La distinction de l'autisme (Otizmin Ayrımı) adlı kitapları, otizm ile psikozu Lacancı bir çerçevede birbirinden ayırma çabasının temel metinleri arasında sayılır. Lefort'un çalışmalarının dikkat çeken yanı, analistin bebek karşısında bir “eğitici” gibi değil, öznenin doğabileceği bir yer olarak konumlanmasıdır.
Maud Mannoni (1923–1998): Kurumu sorgulayan analist
Belçika'da doğan Maud Mannoni, 1960'lardan itibaren Lacancı hareketin içinde yer aldı ve çocuk kliniğini kurumlara yönelik radikal bir eleştiriyle birleştirdi. L'enfant arriéré et sa mère (Geri Zekâlı Çocuk ve Annesi) adlı kitabında, “geri” olarak etiketlenen çocuğun semptomunu, anne ile çocuk arasındaki bilinçdışı ilişki içinde okudu. Lacan bu kitabı seminerlerinden birinde özellikle andı. L'enfant, sa « maladie » et les autres (Çocuk, “Hastalığı” ve Ötekiler) ve Le psychiatre, son « fou » et la psychanalyse (Psikiyatr, “Delisi” ve Psikanaliz) ise tanının ve kurumun çocuğu nasıl dondurabileceğini gösteren metinlerdir.
1967'de çocukluk psikozları üzerine Paris'te düzenlediği toplantılar dönemin önemli bir buluşma noktası oldu; Lacan bu toplantıları ünlü bir konuşmayla kapattı. Mannoni 1969'da Bonneuil-sur-Marne'da, otizmli ve psikotik çocuklar ile ergenler için deneysel bir okul kurdu. “Patlamış kurum” adını verdiği bu yerde amaç, çocuğu sabit bir kurumsal düzene hapsetmek yerine, ona yaşamın içinde farklı yerler, gidip gelmeler ve kendi sözünü bulabileceği boşluklar açmaktı.
Françoise Dolto (1908–1988): Çocuk bir öznedir
Françoise Dolto, Fransa'da çocuk psikanalizinin belki de en tanınan adıdır. Hekimlik eğitiminin ardından 1939'da Psychanalyse et pédiatrie (Psikanaliz ve Pediatri) başlıklı teziyle psikanaliz ile çocuk hekimliğini bir araya getirdi. 1953'te Lacan'la birlikte Fransız Psikanaliz Derneği'nin, 1964'te Paris Freudyen Okulu'nun kurucuları arasında yer aldı.
Dolto'nun temel sezgisi, bebeğin bile dile duyarlı bir özne olduğudur. Çocuğa, onun yaşadığı şeyin hakikatini, onun anlayabileceği sözcüklerle söylemek gerektiğini savundu. Le cas Dominique (Dominique Vakası) ve L'image inconsciente du corps (Bedenin Bilinçdışı İmgesi) en önemli kitapları arasındadır. “Bedenin bilinçdışı imgesi” kavramıyla, çocuğun çizimlerinde ve hamur çalışmalarında kendi bedensel deneyimini ve arzusunu nasıl dile getirdiğini gösterdi. 1979'da Paris'te kurulan Maison Verte (Yeşil Ev), bebeklerin ve küçük çocukların ebeveynleriyle birlikte gelip konuşabildiği bir karşılama yeri olarak Fransa'da ve dünyada pek çok benzer girişime örnek oldu. 1970'lerde radyoda ebeveynlerin sorularını yanıtladığı programlarla geniş bir kitleye ulaştı.
Catherine Vanier: Geleneğin bugünü
Catherine Vanier (Catherine Mathelin-Vanier), bu geleneği bugün sürdüren analistlerin başında gelir. Paris'te çocuklar ve ergenlerle çalışan bir psikanalisttir. Espace Analytique'in kurucu üyelerinden ve eski başkanlarındandır; bugün Maud Mannoni'nin kurduğu Bonneuil-sur-Marne Deneysel Okulu'nun başkanıdır.
Vanier uzun yıllar yenidoğan yoğun bakım servisinde, prematüre bebekler, aileleri ve sağlık ekipleriyle çalıştı. Naître prématuré (Prematüre Doğmak) adlı kitabında, makinelerin ve tıbbi işlemlerin ortasında bile bebeğe söz yöneltmenin, onu bir öznenin yerine çağırmanın önemini anlatır. İngilizceye Lacanian Psychotherapy with Children adıyla çevrilen ve Axis'ten Bozuk Piyano: Çocuklarla Lacancı Psikoterapi adıyla çıkan kitabı, bu ayın odağına da adını veren klinik yaklaşımı vakalar üzerinden açar. Autisme: comment rendre les parents fous? (Otizm: Ebeveynler Nasıl Deli Edilir?) ve Comment survivre en famille (Ailede Nasıl Hayatta Kalınır) ise ebeveynlere ve klinisyenlere seslenen diğer kitaplarıdır.
Ortak bir çizgi
Bu beş analist farklı kuşaklardan geldiler, farklı kurumlarda çalıştılar ve kimi zaman birbirleriyle tartıştılar. Ama hepsi aynı ilkeden yola çıktı: Çocuğun semptomu, okunması gereken bir mesajdır; çocuk, yetişkinlerin söylediği ve söylemediği sözlerin içinde doğar. Bu yüzden çocukla çalışmak, yalnızca çocuğu “düzeltmek” değil, onun etrafındaki söz düzenini de dinlemek demektir.
Çocukla çalışan klinisyenler, öğretmenler ve ebeveynler için bu gelenek bugün de aynı soruyu soruyor: Bir çocuğu gerçekten dinlemek ne demektir?
Axis'ten çıkan kitap
Bozuk Piyano: Çocuklarla Lacancı Psikoterapi
Catherine Mathelin (Vanier) · Çeviren: Tuğba Yavuz · 184 sayfa · Ekim 2026
Çocuğun belirtisini susturulması gereken bir aksaklık olarak değil, okunmayı ve işitilmeyi bekleyen özgün bir dil olarak ele alan Vanier, Lacan'ın düşüncesini Françoise Dolto ve Maud Mannoni başta olmak üzere bu alandaki analistlerin klinik katkılarıyla buluşturuyor. Bozuk bir piyanodan kusursuz bir ezgi çıkarmaya çalışmak yerine, onun kendine özgü sesini duymak…
Okuma önerileri
Jenny Aubry, Psychanalyse des enfants séparés
Rosine ve Robert Lefort, Naissance de l'Autre
Maud Mannoni, L'enfant arriéré et sa mère
Françoise Dolto, Le cas Dominique ve L'image inconsciente du corps
Catherine Mathelin-Vanier, Bozuk Piyano (Lacanian Psychotherapy with Children) ve Naître prématuré
Jacques Lacan, Seminer I: Freud'un Teknik Yazıları (Robert vakasının tartışıldığı bölümler)
