top of page

Lacancı Psikanalizin Sekiz Temel Kavramı

girl-with-red-hat-TTVk17o6lgA-unsplash.jpg

YENİ ÇIKANLAR

ÇIKTI! 

Kapitalizmin Ruhsal Bedeli Nedir?
Yazar: Todd McGowan

McGowan bu kitabında, kapitalizm eleştirisine yeni bir bakış açısı getiriyor: Bugüne kadar eşitsizlik, baskı ve özgürlüğün kısıtlanması meselelerini temel alan kapitalizm eleştirisini arzu meselesiyle birlikte ele alarak, kapitalizmin insanlara nasıl bu kadar "doğal", "değiştirilemez" ve makbul geldiğini sorguluyor. Kapitalizmden zarar görseler bile insanlar neden kapitalizme boyun eğiyorlar? Neden onun bir alternatifi olabileceğini düşünmekte gönülsüzler? Kapitalizm eleştirmenleri bugüne değin neleri gözden kaçırdılar? Bu ve bunun gibi pek çok soruya bu kitapta yanıt aranıyor. 

"Kapitalizmin işleyişini kavrama girişimlerinin çoğu, sistemin ekonomik yapısına ya da yarattığı sosyal etkilere odaklanır. Bunlar önemli hususlar olsa da söz konusu yaklaşımlar kapitalizmin, gücünü korumasını sağlayan asıl etkeni sürekli gözden kaçırır. Bu sistemin, ekonomik ya da sosyal bir biçim olarak dayanıklılığının altında hem ruhsallıkla hem de insanların onu kendi tatminleriyle bağdaştırma şekliyle kurduğu ilişki yatar. İşte tam da psikanaliz bunun için, kapitalizmin insanı neden bu kadar cezbettiğini anlayabilmek açısından gereklidir. Psikanaliz, öznelerin tatmin yaşantılarını inceleyip bunun, kendini neden mevcut biçimleriyle gösterdiğini anlamaya çalışır. Tatminsizliği tatmin duygusuna dönüştürmeyi amaçlamaz; aksine, bazı yapıların, sergilediği görüntüye rağmen neden kişide tatmin yarattığını irdeler. Bu bağlamda kapitalizmin kendisine ve söz konusu sistemin mevcut gücünü nasıl koruduğunu anlamaya yönelik farklı bir yaklaşım biçimi ortaya koyar."

ÇIKTI!


Jilet
Yazar: Jilet Sebahat

Sahnelerimizin aykırı yıldızı,
Beyoğlu aşığı, “oraların eski köpeği”,
Sokak kızlarımızdan, üstelik kötü kızlardan,
Queer dünyanın yaman kalemi;
Jilet Sebahat

Jilet Sebahat’in hikayesi bir Türkiye tarihi,
bir İstanbul belgeseli,
bir müzik festivali!

Bülent Ersoy, Nükhet Duru, Krepen Pasajı, pandemi
ayrılıkları, sütten kesilmemiş
erkekler, men edenler ve edilenler…
1969’dan bugüne sönmeyen ateşi çizen yazılardan oluşuyor Jilet.
Bu kitap, kalemin aciz kaldığı bir dünyada Jilet’le yazılmış olmalı!

ÇIKTI! 

Evrensellik ve Kimlik Siyaseti
Yazar: Todd McGowan

“… modern dünyaya hızlı bir bakış, gemi azıya almış özgürlüksüzlüğün ve eşitsizliğin her yerde hazır ve nazır olduğunu gösterir. Başlangıcından itibaren modernite Fransız Devrimi’nde dile getirilen vaadi yerine getirmemiştir. Ve şimdi, bugünün toplumu bu başarısızlığın bir anıtı olarak ortada duruyor. Ufacık çocuklar Kongo’da ölümcül koşullarda iPhone üretimi için gerekli madenleri çıkarıyor. Vietnam’daki işçiler açlık sınırındaki ücretler karşılığında, binlerce dolara mâl olan elektronik teçhizatın montajını yapıyor. ABD’de polis siyah bireyleri sırf siyahlar diye vuruyor. İnsan taciri şebekeleri gezegenin dört bir yanında binlerce kadını seks kölesi olarak satıyor. Gey gençlerin intihar etme oranı heteroseksüel gençlere kıyasla dört kat daha fazla. Sağcı popülist liderler zengin çıkar gruplarının gücünü korumak için milli bölünmeleri sertleştiriyor. Bu dehşetengiz eşitsizliklerin modernitenin doğuşundan yüzyıllar sonra bile devam ediyor olması bunların modern dünyanın salt anomalileri değil, kurucu unsurları olduğunu gösteriyor. Modernitede, siyasi gerekçesini yitirmiş olsa da eşitsizliği kabul ediyoruz.” 

ÇIKTI! 
 

Kitap Tekerleği

Yazar: Enis Batur

Bu bir kitap değildir!
Enis Batur’un kalemin
den kitaplara, kütüphanelere, yazı tarihine dair metinler okumaktan zevk alan okurlar için "o soydan" yeni bir halka Kitap Tekerleği...


Bu bir kitap değilse, nedir? Kalemini kitaplarla bileyen bir yazar icin feleğin çemberi mi?
Ömrü yayıncılıkla geçen bir yazar için hayatın çarkı mı?
Bir gözünde yazı ve kitap tarihi için "Minyatür Kitap Ansiklopedisi", bir gözünde
Enis Batur'un "Asal Kitaplık"ı, bir gözünde "Arkakapak Yazilari" antologyası, bir gözünde "Kütüphane Söyleşileri", bir gözünde Kitap Evinin "arka hikâyesi"...


Mümkün olsaydi, tekerlek halinde basılabilseydi; o zaman formunu bulabilecek bir calışma-k-lar-kitabı. Enis Batur, Kitap Tekerleğini okurlar için söyle bir çeviriveriyor... 


"_birden kör edici bir ışık kaplıyor içerisini."

Screenshot 2023-04-09 at 15.41_edited.jpg

ÇIKTI! 
 

Sınırların Ötesinde Lacan

Editör: ALBERT NGUYÊN


Daha Lacan hayattayken bile, öğretisi etrafında dünyada bir hareket yaratılmıştı. Bu hareket o günden bu güne büyüyerek yayılmaya devam etti. Ve bu söylemin yayılması sadece canlı olmakla kalmadı, aynı zamanda psikanalizdeki yönelim için belirleyici hale de geldi.


Bugün dünyanın pek çok ülkesinde Lacancı hareket başat psikanalitik yaklaşımı temsil etmektedir. Lacancılık dışındaki psikanalitik anlayışlarda belirgin bir gerileme yaşanırken Lacancı düşünce psikanaliz dışındaki alanları etkilemeye devam etmektedir.
Film okumalarından felsefeye, radikal politikadan özne tartışmalarına, edebiyat eleştirisinden feminizme kadar bir dizi alanda Lacancı psikanalize göndermeler yapılmaktadır. Bu yaşayan, canlı bir teori ve pratiğe işaret ediyor. Türkiye de bu gelişmelerin dışında kalmadı, burada da Lacancı psikanalize dair güçlü bir ilginin olduğunu söyleyebiliriz.


Bu kitap işte bunu göstermektedir. Yazarlar aktarımın etkisiyle ve Lacan'la karşılaşmalarının bir sonucu olarak farklı ülkelerde kendileri için temelde neyin değiştiğine tanıklık ediyorlar. Bize Japonya'dan Arjantin'e, Çin’den Türkiye’ye, Kolombiya’dan İtalya’ya kadar Lacan'ın dünya çapındaki etkisini kavrayabileceğimiz bir panorama sunuyorlar.

ÇIKTI! 

Daldaki Kuş

Yazar: Necati Tosuner

"Kendimin ardından söyleyeceğim tek söz kalmıştır ve o da şudur:
Kendi kulağını çekmeye bile boy
u yetişmeyen adam, hep en üst katlardaki düşlere uzanmaya çalışıyor"


Edebiyatımıza 60 yıldır emek veren Necati Tosuner, yeni öykü kitabı Daldaki Kuş ile okurlarıyla yeniden buluşuyor.
Kendine özgü anlatım tarzıyla, insanın en karanlık kuytuları
na çekinmeden yaklaşan sert ve incelikli üslubuyla, yeni kitabını bekleyen okurlarını selamlıyor.
Edebiyatımızın 60 yıllık
 has kalemi Necati Tosuner'den ironik, politik, poetik pasajlarla örülen unutulmaz öyküler...


"Dünyada biri şu anda aldı kalemi eline, yine yazıyor.
Duyuyor musun o küçük çocuk sesini?..
Güzel.
Dünyada biri su anda duramadı, yine okuyor.
Duyuyor musun o küçük kuş ses
ini?..
Güzel."

Screenshot 2023-04-09 at 15.41_edited.jpg

EN YENİLER!   

Lacancı Psikanalizin Sekiz Temel Kavramı

Editör: Dany Nobus

Çeviren: Sinem Acar

Lacan’ın kavramlarını öğrenmeye başlamak için eşsiz bir başlangıç noktası sunan Lacancı Psikanalizin Sekiz Temel Kavramı, okuru şu sekiz kavramı çalışmaya ve onlar üzerine düşünmeye davet ediyor: jouissance, Lacancı dört söylem, men etme, analistin arzusu, ayna evresi, Borromean düğüm, Lacancı özne ve son olarak fantazi. 

 

Bu klasik eserde, sekiz önemli Lacancı kavram, Lacan'ın bunları ortaya attığı teorik ve/veya pratik bağlamın, eserleri boyunca nasıl geliştiklerinin ve cevaplamak için tasarlandıkları soruların ayrıntılı bir şekilde incelenmesi yoluyla açıklanmaktadır. Kitap, okuyucunun Lacancı teoriye aşina olmasını ya da Lacan'ın Écrits veya seminerlerini önceden biliyor olmasını gerektirmiyor. İlk olarak 1998'de yayımlanan kitabın içerdiği fikirler her zamankinden daha güncel ve yeni baskısı yapılan bu kitap günümüz Lacancı düşünce araştırmacıları için hiç kuşkusuz paha biçilmez bir değer taşıyacaktır.

 EN YENİLER!   

Irkçı Fantazi: Nefretin Bilinçdışı Kökleri
Todd McGowan

Çeviren: Erkal Ünal

Felsefe, psikanaliz, siyaset teorisi ve eleştirel teorinin kesişimindeki çalışmalarıyla tanınan Todd McGowan’ın Irkçı Fantazi adlı kitabı, modernitenin asli sorunlarından biri olan ırkçılığa bakışımızı kökten değiştirecek, ırkçılık karşıtı mücadele için elzem bir metin. McGowan kitabında kendi deyimiyle ırkçılığın psişik rezonansını irdeliyor, diğer bir ifadeyle bilinçdışının ırkçılıkta oynadığı rolü ele alıyor. Ona göre ırkçılığın bilinçdışı yanı, yıkıcılığı ya da adaletsizliği değil, ırkçı için keyif üretmesidir. Kitap boyunca toplumsal linç ve polis cinayetlerinden, antisemitizme, Hollywood filmlerine ve müziğe uzanan geniş bir yelpazede bu keyfin izlerini sürüyor.
Kapitalist modernitede gelişen, çağdaş toplumun temelini oluşturan bu ırkçı psişenin altında yatan temel fantazi yapısını ortaya koyan bu çalışma, ırkçı fantaziye yapılan bu muazzam bilinçdışı yatırımın ırkçılığın devamlılığını sağladığı iddiasında. Söz konusu fantazi yapısını yerinden oynatmadan ve bunu gerektiren kapitalist ilişkileri değiştirmeden ırkçılıkla mücadeleyi hakkıyla sürdürmenin mümkün olmadığını açıkça gösteriyor. 

 EN YENİLER!   

Babanın (ve Oğulun) Adıyla

Immanuel Mifsud

Çeviren: Mesut Varlık

Babalar ve oğullar tokalaşabilirler mi? Göbekbağımızı kesen biriyle barışabilir miyiz? Bir Parti’nin veya Ordu’nun askeriyle empati kurabilir miyiz? Başka dünyaların erkekleri birbirlerini anlayabilirler mi Cenazesinin ardından babasının günlüğünü okumaya başlayan bir oğulun deneyim metni. Özetlemek gerekirse, hikâye bundan ibaret, denebilir.
Immanuel Mifsud, Babanın (ve Oğulun) Adıyla söze başlıyor, baba ve oğul arasında erkek erkeğe bir sohbete girişiyor. Bu bir yas metni değil; bir dosyanın kapanması adeta –üstelik veda da değil. Baba ve oğul arasında hiç gerçekleşmemiş söyleşilerin notlarından ibaret. Baba ve oğul ilişkisine dair sevgiyi, ikircikliliği, kızgınlığı ve hasreti anlatan bir oğulun, babası için diktiği bir anıt gibi de görülebilir bu kitap. 
O gidince, onun sözleri ve anıları kalır geriye, onun boşluğu...
 

       Yarın bana Sylvia Plath gibi diyecek olsan;
       Kara şişko kalbinde bir kazık
       Ve seni hiç sevmedi köylüler.
       Üzerinde dans edip ayak vurdular.

       Senin kim olduğunu biliyorlardı.
       Babişko, babişko, bitti piç kurusu seninle işim.

       Peki evlat, haklı olabilirsin demekten başka ne diyebilirim ki?

Screenshot 2023-04-09 at 15.41_edited.jpg

  ÇIKTI !!!   

.

Yalnızlık Zamanında Aşk

Paul Verhaeghe

Çeviren: Pınar Garan

Aşk konusunu merak eden herkes bu kitabı mutlaka okumalı!
Yayınlanmasıyla birlikte Paul Verhaeghe’yi kamusal
bir figür haline getiren Yalnızlık Zamanında Aşk aşk tartışmalarına oldukça farklı bir bağlamda yaklaşıyor.
Aşka dair klişe övgülerden oldukça
uzak olan bu kitap bize aşkın toplumsal doğasını anlatıyor. Ve bunu, Freud’un ve Lacan’ın kavramlarıyla ilişkilendirerek gerçekleştiriyor. Kitabın tartışma yaratmasının başka bir nedeni ise postmodern ilişkilere ışık tutmasıyla ilgili. Hepimizin gözleri önünde gerçekleşen olayları Verhaeghe bize geri yansıtıyor. Aşkın dürtüyle ilişkilendirilmesi ise psikanaliz okurları dışındaki okurlar için görece yeni bir olgu.
Kadın erkek ilişkilerinin zora girmesi, sevgililerin ilişkilerini sürdürmekteki gönülsüzlükleri, pek çok insanın git gide aile kurmaktan ve çocuk yapmaktan uzaklaşması bu kitapta enine boyuna tartışılıyor Eski ataerkil kurumların ortadan kalkmaya yüz tutmasıyla birlikte ortaya ne çıkacağını henüz tam olarak bilmiyoruz. Geçmişte kalmış otoriter yapıları tekrar canlandırmak için yapılan çağrılar daha kötülerinin ortaya çıkmasına yol açıyor. Peki bunların dışında hem bireysel hem de toplumsal yaşamımızı düzenleyecek yeni ilkeler neler olabilir?
Verhaeghe temel desteğini psikanalizden alıyor ama aynı zamanda antropoloji, feminizm ve politikadan da besleniyor. Yalnızlık Zamanında Aşk hem çağımızı hem de yalnızlığımızı düşünmek isteyenler için bire bir!

logo2_edited.jpg