top of page

KÂĞIT ADA 

Ahu Müşerref 

 

Kim bu kadınlar? Neden korkmuyorlar! 

Hepsinin alnında aynı dövme var. 

Biri susuyor, öbürü başlıyor. Anlaşılmaz bir dilde konuşuyorlar. Kargacık burgacık. 

Sonra hep bir ağızdan… 

Korkunç bir uğultuya dönüşüyor. 

Birden susuyorlar. 

Gözlerini kısıyorlar, tetikte, etrafı izliyorlar. Siyah tüllere sarınıp tuhaf danslar ediyorlar. 

Bir şeyler mırıldanıyorlar. 

Büyü! Büyü yapıyor olmasınlar! Vah başımıza gelenler! Doğru ya, fısıltıyla konuşan, fısıltıyla yazan bir kadınsa… Büyüdür o anca… 

 

Kâğıt Ada, kendine ait bir çekmeceye, bir masaya, belki bir odaya ya da neden olmasın, bir adaya sahip olabilme ihtimalinin öyküsü. Bu ada, her parçası istila edilmiş bir denizde yeni bir dilin sınırlarını çiziyor. Kâğıttan olabilir ama asla batmayacağı, teslim olmayacağı kesin. 

Ahu Müşerref, yüzyıllarca hatırlatılmış, unutulmuş, silinmiş, tekrar haykırılmış bir dilin peşinde. Yerleşik yargıların, peşin hükümlerin ötesinde, tüm [eril] kuralları parçalayan bir dil bu. Herkesin okuyabildiği ama çok az kişinin anlayabildiği bir kitabe gibi. Leyla Erbil’in, Sevim Burak’ın, [Bilge Karasu’nun] ince ince dokuduğu, anlayan şanslı azınlığın acılı gözlerle birbirine bakıp birbirlerine, “Buradayım!” dedikleri bir dil.

Kağıt Ada

₺300,00Fiyat
Adet
    bottom of page